insanca yaşam projesi

AVRUPA KONSEYİ ve İNSAN HAKLARI1

A- Konseyin Tarihçesi:

II. Dunya savaşının ardından kurulan Konsey'in kuruluşuna ilk ilham veren şey, Winston Churchill'in 1946'da Zürih'te verdiği bir nutuk olmuştur. Savaş sonrası halkın duygularını yakalayan bu konuşmasında, bir "Avrupa Birleşik Devletleri"nden bahsetmiş ve bir ilk adım olarak "Avrupa Konseyi"ni önermişti.

Avrupanin ilk politik organizasyonu olan Avrupa Konseyi (AK), BM'nin kuruluşundan 4 sene sonra 5 Mayıs 1949’da merkezi Strasbourg olmak üzere kurulmuştur.

Konsey günümüzde, Atlantik sahilinden Rusya’nın uzak doğusuna kadar uzanan bir alanda, yaklaşık 800 milyon insanı kapsayan bir alanı içine alır. Merkezi olmak koşulu ile yeni üye almaya da açık durumdadır. Türkiye Avrupa Konseyine 1949 yılında üye olmuştur.

Konsey’in kuruluş amaçlarını kısaca şöyle özetlemek mümkündür:

AK Kurucu andlaşması görüldüğü üzere temelde insan hakları ve hukuka sayğıdan sözeder. Bu bireylerin özgürlük ve onurlarının hukukun üstünlüğü çerçevesinde korunması anlamına gelir. Andlaşma bunun da ötesinde, üye ülkelerin ciddi insan hakları ihlalleri, üyeliklerinin askıya alınmasına ve uyelikten cıkarılmalarına yol açabilir. Mesela 1960 larda Yunanistanda gercekleşen darbe sonrasında, Yunanistan’ın üyeliği bir süre askıya alınmıştı. Turkiye’de de 1980 askeri darbesinden sonra benzer yaptırımlar gündeme gelmişti. Rusya’nın Çeçenlerle mücadelesinde kullandığı yöntemler nedeniyle de benzer yaptırımlar gündeme gelmiştir.

İnsan haklarının evrenselliğini ve kişinin ayrılmaz parçası olarak kabul eden BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 1948 yılında kabul edilişi tarihi bir adımdı.

AK ise, insan haklarına ilişkin adımını 1950 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni kabul ederek gosterdi. Sözleşmenin onaylanması, AK'ye üyeliğin on koşulu haline getirildi.

Avrupa Sosyal Şartının 1961'de kabülüyle, ekonomik ve sosyal haklar alanındaki koruma da başlamış oldu.

1980'lerden bu yana Avrupa'da meydana gelen değişimlerden sonra, AK’nin bölgedeki önemi artmıştır. Demokrasiye geçis sürecindeki pek çok ülkede çalışmalar yapmıştır.

B- Avrupa Konseyi Organları:

Bakanlar Komitesi karar organidir. Üye devletlerin Dişişleri Bakanlarindan veya daimi temsilcilerinden oluşur. Komite, bütçe, yeni üye alimi ve Teşkilatin politika ve faaliyetlerinin ana hatlarini karara bağlar. Kararlari, üye devletlere tavsiyeler ve onaylayan devletler için bağlayici nitelik taşiyan sözleşmeler veya anlaşmalar şeklinde olur.

Parlamenterler Asamblesi, Konseyin tartişma forumunu ve itici gücünü oluşturur: Ulusal parlamentolardaki başlica siyasi akimlari temsil eden delegasyonlar (yaklaşik 600 üye) kamusal sorunlari ve uluslararasi politikalari tartişir. Asamble yilda 4 kez Strasbourg’ta genel kurul olarak toplanir. Çalişmalarini ihtisas Komiteleri hazirlar. Asamble, Konseyin başarilarinin pek çoğunu Bakanlar Komitesine yaptiği tavsiyelerle başlatmiştir; onayi olmadan Konsey’e yeni üyeler alinamaz.

Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (AYBYK), bütün üye devletlerin temsilcilerinden oluşmaktadir. Biri yerel yönetimleri, diğeri de bölgesel yönetimleri temsil eden iki meclise bölünmüştür. Yilda bir defa Strasbourg’da genel toplantisini yapmaktadir. Amaci, taban düzeyinde, özellikle Doğu Avrupa’daki yeni demokrasilerde demokratik yapilari güçlendirmektir.

Sekreterlik, bu kuruluşlara hizmet veren 1300 Avrupali memurdan oluşmaktadir. İngilizce ve Fransizca olmak üzere iki resmi dil ve 157 milyon sterlin (takriben 222 300 000 euro) tutarinda (1998) bir bütçe ile çalişmaktadir.

D- Konseyin Çalışma Alanları:

Avrupa Konseyi’nin insan haklari alanindaki calismalari genellikle ulusal yasal uygulamalari birbiri ile ve Konsey’in standartlari (hedefleri) ile uyumlu kilmak için hazirlanan Sözleşmeler şeklinde ortaya cikar. Bu anlaşmalar Bakanlar Komitesinin üye devletlere yönelik olan ve ortak sorun-lara çözüm bulmakta etki sağlayan kararlari ve tavsiyeleri ile desteklenir.

Avrupa İnsan Haklari Sözleşmesi yaklaşik 800 milyon Avrupa vatandaşinin hak ve özgürlüğünü koruyacak bir sistem kurmuştur. Sözleşmedeki haklarinin ihlal edilmiş olduğuna inanan her şahis, ulusal mahkemelerde yasal çare imkanlarinin tükenmiş olmasi şarti ile, Strasbourg’daki Avrupa İnsan Haklari Mahkemesine şikayette bulunabilir.

İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi, özgürlüklerinden mahrum şahislari güvence altina almaktadir.

Avrupa Sosyal Şarti, temel sosyal ve ekonomik haklari güvence altina almaktadir.

Yerel Yönetimler Avrupa Şarti, demokratik sistemde yerel yö-netimlerin uymalari gereken ilkeleri belirlemektedir.

Ulusal Azinliklar Çerçeve Sözleşmesi, ulusal azinliklarin hakla-rini koruma hedefine yönelik ilkeleri içermektedir.

İnsan Haklari ve Biyo-Tip konusunda Avrupa Sözleşmesi, insan kopyalanmasini yasaklamakta ve bireyin tibbi tedavi konusundaki haklarini tanimlamaktadir.

Verilere ilişkin Sözleşme, kişisel bilgilerin dürüst ve yasal bir bi-çimde toplanmasi ve kullanimi için bazi ilkeleri tanimlamaktadir.

Sinir ötesi Televizyon Yayinlari Avrupa Sözleşmesi, sinir ötesi yayinlanan televizyon programlarinin dağitim ve alim özgürlüğünü güvence altina almaktadir.

Avrupa Kültür Sözleşmesi, eğitim, kültür, müşterek miras, spor ve gençlik konularinda hükümetlerarasi işbirliği için bir temel oluşturmaktadir.

Sosyal Gelişme Fonu, sosyal projelerin finansmani ve üye devlet-lerde acil durumlari karşilamak için kredi vermektedir.

Avrupa Farmakopisi, ilaçlarin kalitesinin standart hale getirilmesinde çok önemli bir rol oynamaktadir.

Pompidou Grubu, uyuşturucu bağimliliği ve kaçakçiliği ile mücadele ve bağimlilarin tedavi ve rehabilitasyonu için üye devletlerin politikalari arasinda eşgüdüm sağlar.

Mirasin Korunmasi Becerileri için Avrupa Vakfi, kültür mirasinin korunmasi için gerekli becerileri geliştirir ve Avrupa düzeyinde yayilmasini teşvik eder.

Strasbourg ve Budapeşte’deki Avrupa Gençlik Merkezleri, gençlik kuruluşlari için yetiştirme ve buluşma yerleridir. Avrupa Gençlik Vakfi (AGV) tarafindan finanse edilen çeşitli projelere Avrupa’nin her yönünden 200,000 kadar gençlik lideri katilmiştir. Mesela demokratik liderlik programina Turkiyenin cesitli yerlerinden, farkli kurumlari temsil eden 22 kisi, catisma giderme konusunda egitim gorduler.

Özel yardim ve işbirliği programlari, yeni üyeler ve Konsey’e üyelik için başvuran devletlere demokratik ve yasal reformlarin, yerleştirmek, güçlendirmek ve hizlandirmak için teknik yardim sağlamaktadir.

Yaklaşik 400 hükümet dişi kuruluş, tüm alanlarda Konsey çalişmalanna katilmaktadir.

E- Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları

Avrupa Konseyi, insan haklarinin tüm demokratik toplumlar için evrensel, bölünmez ve esas olduğuna inanir. Avrupa Konseyinin Kurucu Andlasmasinda AK'nin amaci, uye ulkelerin ortak mirasi olan ideal ve ilkelerin gerceklestirilmesi ve korunmasi, ekonomik ve sosyal gelismelerinin saglanmasi amaci ile birlik saglamak diye ozetlenir. AIHS'nin On Sozunu'nde, "Dunyadaki baris ve adaletin temelleri olan temel hak ve ozgurlukler, insan haklarinin ortak anlasilmasi ve izlenmesi, ve etkin politik demokrasi ile korunabilirler".

Konsey boylece İnsan Haklarini:

Etkili denetim ve koruma mekanizmalari ile bireylerin sivil ve siyasal özgürlükleri, sosyal, ekonomik ve kültürel haklarina saygiyi güvence altina alarak Avrupa Birliği’ni güçlendirmek;

İnsan haklarina yönelik yeni tehditleri tanimlamak ve;

Meslek gruplari, okullar ve üniversitelerde insan haklari eğitimini geliştirmek ve kamuoyu bilincini oluşturmak suretiyle korumaya çalişir.

Avrupa Konseyi’nin temel insan haklari belgeleri ve koruma mekanizmalari şunlardir:

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ (AİHS)

AİHS, Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin yasal yetkisi altinda bulunanlarin belirli insan haklari ve temel özgürlüklerini güvence altina alan uluslararasi bir antlaşmadir. Bu su anlama gelir, sozlesmeye bagli bir devlet kendi ulke sinirlari disinda da, egemenliginin oldugu yerde gerceklestirdigi insan haklari ihlallerinden sorumlu olacaktir. Nitekim Turkiye’nin Kibris’ta gerceklesen eylemlerinden sorumlu olmasinin nedeni budur.

Sözkonusu Antlaşma 4 Kasim 1950 yilinda Roma’da imzalanmiş ve 1953 yilinda yürürlüğe girmiştir. Sözleşme temel olarak bir takim medeni ve siyasal haklari güvenceye alir. Sozlesmede dikkat ceken bir nokta grup haklarini genel olarak guvenceye almamasidir. Bu nedenlerini sozlesmenin kabul edildigi donemin kosullarina bakarak anlamak mumkun. Zira I. Dunya savasi sonrasinda ulkeler arasinda kabul edilen iki tarafli sozlesmeler, her bir ulkede bulunan grup haklarini guvenceye aliyordu genel olarak. Bu sozlesmeler ve Milletler Cemiyeti bireylerin insan haklarini korumada yetersiz kaliyordu. II. Dunya savasinda yasananlar, her bireyin salt insan olmaktan kaynakli, devredilmez, vazgecilmez haklarinin oldugunu kabul etmeye yonlerdirdi. Yani irki, dili, dini, rengi ne olursa olsun bireyler sirf insan olduklari icin bu haklara sahip olacaklardi. Bu nedenle sozlesme bireysel niteliklidir.

Sözleşme ile güvence altina alinan haklarin uygulanmasini denetleyecek iki ayri bağimsiz organ kurulmuştur:

Avrupa İnsan Hakları Komisyonu (1954) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (1959).

Büyüyen yeni Avrupa’nin karşilaştiği sorunlara çözüm bulabilmek için, 1959 Viyana Zirvesi’nde iki aşamali eski sistemin yerine yeni bir Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi’nin kurulmasi kararlaştirilmiştir.

Yeni Mahkeme, Avrupa Konseyi’nin bir organi olarak, 1 Kasim 1998’de Strasbourg’da kurulmuştur. Onceden Avrupa İnsan Haklari Komisyonu’na basvurular yapiliyor ve Komisyonun kabul edilirlik karari ve raporundan sonra Bakanlar Komitesi karar veriyordu. Ancak 1998 yilinda kabul edilen 11 sayili Protokol ile, basvurulari reddeden veya kabul eden, yargisal karar veren tek organ vardir, o da Avrupa İnsan Haklari Mahkemesidir. B tarihten beri bireysel basvuru hakki otomatik olarak taninmaya baslandi, mahkemenin yargi yetkisi sozleseye taraf tum ulkeleri baglayici hale geldi, ve Bakanlar Komitei mahkeme kararlarinin ne kadar uygulandigini gozeten bir mekanizmaya burundu.

Sozlesmenin en onemli ozelliklerinden biri ilk defa koruma altinda aldigi haklari uygulanirligini denetleyen bir mekanizma ongoren bir insan haklari sozlesmesi olmasidir. 1953 yilinda yururluge giren sozlesmeye gore taraf devletler, yanliz vatandaslarinin degil, egemenlikleri altindaki tum bireylerin sozlesmede sayilan haklarini guvenceye alirlar. Taraf devletler ve vatandaslar, bir devletin sozlemeyi ihlal ettigi gerekcesi ile mahkemeye basvuruda bulunabilirler. Bazi uye ulkelerde sozlesme, dogrudan ic hukukun bir parcasi olarak kabul edilmistir.

Sözleşme ve sözleşmeye ek protokoller şu haklari güvence altina alir:
Yasam Hakkı (madde 2)
Bu madde, devletlerin vatandaslarin yasam haklarina keyfi olara son vermelerini yasaklar, ancak kanuna gore uygulanan idam cezalarini ise yasaklamaz. 1985 yilinda kabul edilen 6 nolu protokol, baris zamaninda yasam hakkinin herhangi bir sekilde ortadan kaldirilmasini yasaklar. 13 nolu porotokol ise, daha oteye giderek, yasam hakkina son verilmesini her kosulda yasaklar. Turkiye gecen sene 6 nolu protokolu onayladi ve 13 nolu protokolu imzaladi.
Yaşam hakkini koruma yükümlülüğü, devlet çalişanlari olmayan kişilerin fiillerini de kapsar. Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi’nin pek çok karari bu yöndedir.
a- Devletin Önleyici Yükümlülüğü
Yaşam hakkinin korunmasi için devletin öncelikli yükümlülüğü yaşam hakkina son verilmesini yasal düzenlemelerle yasaklamak ve etkin bir yargisal mekanizma kurmaktir. Ancak gereken durumlarda devletin, yaşam hakki tehdit edilen kişiyi korumak için önleyici pozitif tedbirler alma yükümlülüğü de vardir. Devletin yaşam haklari ve güvenlikleri tehdit altindaki kişileri pozitif tedbirlerle koruma yükümlülüğü Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi’nin kararlarinda da görülebilir (Osman v İngiltere, Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi 28.10.1998. L.C.B. v. Birleşik Krallik, Avrupa İnsan Haklari Mahkemsi, 9 Haziran 1998). Kişiye yönelmiş gerçek ve yakin bir tehlikenin olmasi ve bunun devlet yetkilileri tarafindan bilinmesi veya bilmelerinin gerekmesi durumunda devletin kendisinden beklenen makul tedbirlerle, bu riski ortadan kaldirmasi gerekir. Ağir ihmal ve kasitli olarak bu tür riskleri dikkate almama, yaşam hakkinin ihlali için gerekli değildir.
b- Devletin Etkin bir Soruşturma Yürütme Yükümlülüğü
Devletin yaşam hakkini koruyamadigi zamanlarda da hareketi yapanlari bulmak, soruşturmak ve cezalandirmakla yükümlüdür. Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi’nin bu sorumluluğa dair verdiği pek çok karar bulunmaktadir (Kiliç v. Türkiye, Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi. 28.03.2000). Etkin bir soruşturma yürütülmemesi ya da failin etkin bir biçimde cezalandirilmamasi da yaşam hakkini ihlal eder.
Kişi Güvenliği ve Özgürlüğü Hakkı (madde 5)
Sozlesmenin 5. maddesi keyfi yakalama ve gozaltilari yasaklar, kanuna ve gozaltina iliskin prosedure uyulmasini zorunlu kilar. Pt. No:4 madde 1 bu hakki genisletir ve kimsenin borcundan dolayi hapsedilemeyecegini hukme baglar.
Adil Yargılanma Hakkı (Md. 6)
13. madde ile ortusen bir maddedir bu, ulusal otoriteler onunde etkin bir care yolunun saglanmasini gerektirir. Yargilamanin makul bir sure icinde yapilmasi, bagimsiz ve tarafsiz bir mahkemede yargilanma, aksi kanitlanana kadar herkesin masum sayilmasini guvenceye alinir.
Bu maddede ile korunan haklar soyle siralanabilir:
Tutuklulara suclamanin ne oldugunun hemen anlayabilecekleri dilde kendilerine bildirilmesi,
Savunma icin yeterince zaman ve olanaklarin taninmasi,
Kendini savunma hakki ya da sectigi bir avukat tarafindan savunulma hakki, ve talep ettiginde ucretsiz avukat bulunmasi,
Aleyhine olan taniklari incelemek ve kendi taniklarini dinletme hakki,
Mahkeme dilini anlamayanlara-konusamayanlara ucretsiz cevirmenden yararlanma hakki,
Bu hak 7. Maddedeki kanunlarin geriye yuruyemeyecegi ilkesi ile birlikte guclenmistir. AIHS'ne ek 7. Protokol'un 2,3 ve 4. Maddeleri de temyiz hakkini, haksiz mahkumiyet icin tazminat, ayni suc icin birden fazla yargilanma veya cezalandirma yasagini guvenceye alir.
Özel ve Aile Hayatının Gizliliği (madde 8):
Ozel, aile ve ev hayatinin, haberlesmenin gizliligini guvenceye alir. Bu hakkin tamamlayicisi da 12. Maddedir, ki bu madde evlenme ve aile kurma hakkini guvenceye alir. Kisilerin bedensel butunluklerine yonelik saldirilarda devletin kusuru da bu hakkin ihlali ile sonuclanabilir.
Eşlerin Hak ve Yükümlülüklerinin Eşitliği (Ek 7. Protokol, 5. Madde)
Ifade Hurriyeti, Basin Hurriyeti (10. Madde)
Bu hak herhangi bir devlet mudahalesi olmaksizin dusuncelerini ifade etme, bilgi alip aktarabilme ozgurluklerini kapsar. Maddenin 2. Fikrasi ise bu hakkin sinirlama nedenlerini, ve sinirlamanin sinirlarini icerir. Bu hak, kanunun verdigi yetkiyle ve demoktarik bir toplumda gerekli olmak kosulu ile milli guvenlik, ulke butunlugu, kamu guvenligi, suclarin onlenmesi, saglik ve ahlakin korunmasi, baskalarinin sohretlerinin korunmasi amaciyla sinirlanabilir.
Din, Vicdan ve Düşünce Hürriyeti (9. Madde)
Din secme ve degistirme ozgurlugu, ozel veya kamusal alanda, bireysel veya toplu olarak ibadet etme, dinini veya inancini aciklama, dinini ogretme ve yasama hakkini icerir. Maddenin 2. Fikrasi hakkin sinirlanmasini duzenler.
Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü (11.Madde)
Bu hak asayisi bozmayan toplantilar yapmak, dernek kurmak ayrica sendika kurma hakkini da kapsar. Bu sozlesmede guvenceye alinan istisnai bir Ekonomok-sosyal haktir. Bu maddenin ikinci bendi de hakkin sinirlanmasini duzenler.
Mülkiyetten Yararlanma - Kullanma Hakkı (Ek 1. Protokol. 1. Madde)
Kanunu bir neden ve kamu yarari olmadan kimsenin mulkunden mahrum birakilamayacagini guvenceye alir. Degerinin karsilanmasi halinde kamulastirma bu maddenin ihlalini olusturmaz. Turkiye’ye karsi acilan koy yakma, bosaltma davalarinda Mahkeme bu hakkin ihlal edildigine karar vermistir.
Egitim Hakkı (Ek 1. Protokol, 2. Madde)
Bu maddeye gore oncelikle kimse egitim hakkindan mahrum birakilamaz. Devlet de velilerin cocuklarina verilen egitimi kendi dini ve filozofik inanclari dogrultusunda secmelerini saglamak zorundadir.
Seçim Özgürlüğü (Ek 1. Protokol, 3. Madde)
Hareket etme-Yer degistirme ve Yasayacagi Yeri Secme Ozgurlugu (Ek 4. Protokol, 2. Madde)
Sözleşme İle Yasaklananlar:
Iskence, insanlik disi, onur kirici muamele ve ceza (madde 3)
Iskencenin tanimi yapilmamis sozlesmede ancak AIHM kararlarindan yola cikarak iskence tanimi yapmak mumkundur. Bu dogrultuda işkencenin uluslararasi hukukta ve Avrupa İnsan Haklari Mahkemesinde kabul edilen gerçekleşme koşullari özetle şöyle siralanabilir: a) ağir fiziki ya da psikolojik aci, b) hareketin kasitli yapilmasi, c) hareketin belirli nedenlerle yapilmasi, d) resmi sorumluluk, yani bu hareketin devlet ajanlari tarafinda bizzat işlenmesi ya da harekete gözyumulmasi şeklinde gerçekleşebilir. Yine bu tanim doğrultusunda devlet yetkililerinin rizasiyla ya da müsamahasiyla gerçekleşen üçüncü şahislarin eylemleri de işkence olarak kabul edilebilir.
Mahkeme, devlet calisani olmayan kisilerce gerceklestirilen fiillerden de devleti sorumlu tutmustur. Aile ici siddet, kamusal alanda tecavuze ugrama gibi hallerde devletin onleyici yukumlulugunu yerine getirmedigi icin sorumlu olduguna karar verilmistir.
Aile içi şiddetin, fena muamele olabileceği mahkeme kararlariyla doğrulanmaktadir. Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi, çocuğunu döven babanin gözaltina alinip serbest birakilmasi, yerel mahkemenin babanin eyleminin terbiye etme sinirlari içinde kaldiği gerekçesiyle beraatine karar vermesi, serbest kalan babanin ayni eylemi tekrarlamasi sonucu İngiltere’ye karşi açilan bir davada, muamelenin şekli, süresi, fiziksel ve ruhsal etkililerinin değerlendirilmesi gerektiğini, ve sözleşmenin 1. maddesine göre, devletin yetkisi dahilindeki herkesi 3. maddede yasaklanan işkence, insanlik dişi ve onur kirici muameleden korumak ve bu eylemi uygulayanlari cezalandirmakla yükümlü olduğunu belirterek, İngiltere’nin Sözleşmenin 3. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir (A v. U.K., Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi (23 Eylül 1998, (100/1997/884/1096).
Bilgi almak, suçu itiraf ettirmek, ve aşağilamak için gözaltindaki bir kadina tecavüz etmek uluslararasi hukukta işkence olarak kabul edilmektedir.
Gozaltinda tecavuz de en agir iskence halleri arasinda sayilir. Tecavüzün işkence olarak kabul edildiğine dair çok sayida mahkeme karari bulunmaktadir. Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi 1997 tarihli Aydin davasi kararinda, gözaltinda devlet ajani tarafindan tecavüzün insanlik dişi, aşağilayici muameleden ziyade, çok ciddi bir ihlal olmasi nedeniyle işkence oluşturduğuna karar verdi. Mahkeme, devletin bu tür iddialari Sözleşmenin 13. maddesine göre derhal bağimsiz bir cezai yargi yeri tarafindan soruşturma yükümlülüğüne işaret etti. Bu tür bir soruşturma olmadan, kurbanin idari ve cezai mercilerde hakkini aramasinin mümkün olmadiğini belirtti. Mahkeme, Türkiye’nin sözkonusu tecavüze ilişkin sorusturmayi geç yaptiği ve tamamlamadiği, başvurucunun tarafsiz hekimlerce muayenesinin yapilmadiği ve başvurucuya tecavüz edilip edilmediğinin saptanmasindan ziyade, bakire olup olmadiğinin incelendiği gerekçesiyle Türkiye’nin Sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen işkence yasağini ihlal ettiğine karar verdi (Aydin v. Turkey, 25 EHRR 251 (1997), Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi, 25 Eylül 1997).
Kolelik ve zorla calistirma (madde 4)
Sozlesme haklarindan yararlanmada ayrimcilik (madde 14 ve 12. Protokol)
Haklardan Eşit Yararlanma Hakki ve Ayrimcilik Yasaği:
Avrupa İnsan Haklari Sözleşmesi’nin 14. maddesi, Sözleşmede taninan hak ve özgürlüklerden cinsiyet, irk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azinliğa mensupluk, servet, doğum veya herhangi başka bir durum bakimindan hiçbir ayirimcilik yapilmadan herkesin yararlanmasini guvenceye alir.
Ayrimci nitelikli olmayan yasalarin gerekliliginin yanisira, bu madde kanunlar uygulanirken de bireylere esit bicimde uygulanmasini gerekli kilar. Yani hep bir grubun ifade hurriyetinin sinirlanmasi, ya da sadece kadinlara yonelik cinayetlerde indirim ongorulmesi, ayrimci olarak nitelendirilebilir, yani herkesin ayrimsiz olarak yasalarla etkin biçimde korunmalarini öngörür.
Kendi vatandaslarini sinirdisi etme ve ulkeye girislerini engelleme
Yabancilarin topluca sinirdisi edilmeleri yasagi (4. Protokol, 3. Ve 4 Maddeler)
Olum cezasi
Mahkemeye başvuru
Sözleşme Neden Bu Kadar Önemlidir?

AİHS, 1948 yilinda Birleşmiş Milletler (BM) tarafindan kabul edilen Evrensel İnsan Haklari Beyannamesi’nde ifadesini bulan hak ve özgürlüklerin bir bölümünü korumak için atilan ilk başarili girişimdir.

Özellikle Amerikan İnsan Haklari Sözleşmesi dahil olmak üzere dünyadaki diğer insan haklari sistemleri için bir model oluşturmuştur.

Başta medeni ve siyasal haklar olmak üzere, temel hak ve özgürlüklere saygili olmalarini sağlayan Avrupa’daki sürekli ve bağimsiz tek kontrol mekanizmasidir.

Sözleşme’nin önemi sadece sağladiği haklarin genişliğiyle sinirli olmayip ayni zamanda yapilan şikayetleri çözmek, uygulamalari denetlemek ve Sözleşme‘nin yüklediği sorumluluklari gerçekleştirmek için Strasbourg’da kurulan koruma mekanizmasi olmasindadir.

Taraf devletler, yasal yetkileri altina bulunan her şahsin, cinsiyet, irk, milliyet ve kökenine bakilmaksizin AİHS ile koruma altina alinan insan haklari ve özgürlüklerden yararlanmasini sağlamakla yükümlüdürler.

Sistem Nasil Çalişir?

Sistem, ilk planda ulusal düzeyde çalişilmalidir. Her üye ülke, yasal etkisi altinda bulunan her bireyin bu haklardan yararlanmasini sağlamalidir.

Sözkonusu ilk teminatin gerçekleşmediği durumlarda, her birey, bazi koşullara bağli olmak üzere AİHM’e başvurabilir. Devletler de diğer devletler aleyhinde dava açabilir.

Mahkeme kararlari bütün taraf ülkeler için bağlayicidir. Merkezi Strasbourg’da bulunan Mahkeme, başvuru aşamasindan karar alinmasina kadar davanin bütün aşamalarini yürütür.

Avrupa Konseyi Parlamenter Assamblesi tarafindan seçilen hakimler tamamen bağimsizdirlar. Mahkemeye yapilan başvurular, kabul edilirliklerine karar verilmesi için öncelikle üç kişilik bir hakim heyeti tarafindan incelenir.

Bir davanin kabul edilebilmesi için; şikayetçi, aleyhine da-va açtiği ülkede bütün hukuki yollari tükettiğini ispatlamalidir. Başvuru, dava edilen ülke mahkemelerinin ya da yetkili organlarinin nihai kararindan sonraki ilk alti ay içerisinde yapilmalidir. Mesnetsiz yani ispatlanmayan davalar, bu aşamada hakim heyetinin oybirliği ile reddedilir.

Hangi Durumlarda Mahkemeye Başvurulabilir?

Şahislar adi geçen Mahkemeye, sözleşmede yer alan bedeni cezalar, akil hastalarini hapsetme, mahkum haklari, askeri ve meslek disiplini, dava muamelelerinin uzunluğu ve geçerliliği, telefon bağlantisi, homoseksüel faaliyetlerini düzenleyen kanunlar, basin özgürlüğü, çocuklarin gözaltina alinmasi, aile bütünlüğü ve yerinden-yurdundan edinme ile ilgili sorunlar, gibi geniş bir çerçevede başvurabilirler.

Davalara Nasil Bakilmaktadir?

Bir başvuru mahkeme heyeti tarafindan kabul edilir bulunduğunda, mahkeme iki tarafi dostane bir çözüm için teşvik etmeye çalişir. Taraflarin dostane bir çözüme ulaşamamalari halinde duruşma başlar. Mahkeme yedi hakim ile toplanir, istisnai durumlarda ise 17 hakimden oluşan “Büyük Mahkeme” kurulur.

Dava açik mahkemede görüşülür. Karar, bir üst mahkeme veya temyiz mahkemesine götürülemez. Mahkeme nihai kararlari alip, ilgili devlet için bağlayicidir. Mahkeme, ilgili devleti, davaciya tazminat ödemekle ve mahkeme tarafindan tespit edilen ihlaller ve benzerlerini bir daha işlememekle yükümlü kilar.

Yaptirimlar Nasil Yerine Getirilir?

Mahkeme kararlari gereğince, yeni ihlallerin engellenmesi amaciyla devletlerin ( yasa değişikliği, dava hukuku kurallari veya uygulamalari, yeni cezaevlerini inşa etme, veya yeni hakimler atama gibi) önlemler alip almadiklarini kontrol etmek Bakanlar Komitesi’nin görevidir.

Komite, Mahkeme tarafindan belirlenen tazminatin davaci-ya ödenmesini sağlayan organdir. Hatta Davayi yeniden açma, yasak ve hacizi kaldirma, polis kayitlarini ortadan kaldirma ve ikamet garantisi verme, gibi hallerde, ve bazi durumlarda, tazminatin ödenmesini sağlamak için somut bazi adimlarin atilmasini sağlar.

Davaci, yeterince tazminat almadiğini düşündüğü hallerde Bakanlar Komitesi‘ne başvurabilir.

Diğer Üç Temel Belge

Ilki 1961 tarihli olan Avrupa Sosyal Şarti, sosyal ve ekonomik haklarin korunmasi alaninda AİHS‘ni tamamlayici bir belgedir. Sosyal Şart, çalişma hakki, meslek eğitimi hakki, uygun maaş ve çalişma ortami, sendika üyeliği, sosyal ve tibbi yardim ve sosyal güvenlik gibi haklari güvence altina alir. 1996’da gözden geçirilen ve 1999da yururlluge giren Sosyal Şart, kadinlarin eşitliği prensibini güçlendirmiş ve elverişli konut hakki gibi diğer alanlarda da haklar tanimiştir. Şartin uygulanmasi uluslararasi denetime tabidir.

Guvenceye alinan haklar:

Barinma: aile ihitiyaclarina gore ev insa etme, evsizlerin sayilarinin azaltilmasi, uluslararasi alanda kabul edilen standartta insalcil evlerde yasama,

Saglik: Tum halk icin ulasilabilir, etkin saglik imkanlari, saglikli hastaliklarin onlendigi bir cevrede yasama hakki, is kazalarinin onlenmesi, isyerinde saglik ve guvenligin yasalarla guvenceye alinip pratikte uygulanisi,

Egitim: 15 yasindan kucuk cocuklarin calisma yasagi, ilkogretim ve ortaogretimin ucretsiz olmasi, ucretsiz mesleki danismanliklarin saglanmasi, mesleki egitimlerin saglanmasi,

İstihdam: genel istihdam saglayacak bir sosyal ve ekonomi politikasinin olmasi, adil calisma kosullari, ucret ve calisma saatleri, cinsel v e psikolojik tacizin onlenmesi, zorunlu isciligin onlenmesi, sosyal ve ekonomik haklari savunmak icin sendikalasma ozgurlugu, sendikalara uye olup olmamayi secme ozgurlugu, toplu gorusmeleri, uzlamayi ve hakem karari ile cozume baglamayi ognullu olarak kabul edise destek verme..., grev hakki

Sosyal Koruma: sosyal guvenlik hakki, sosyal refah and sosyla hizmetler, guce karsi korunmanin saglanmasi ve sosyal distalanmanin onlenmesi, aile ve yaslilarin beslenmesi icin tedbirler alinmasi

Hareket erme: Avrupali isciler icin gic formalitelerinin sadelestirilmesi, aile ile birlesme hakki, yerlesik olmayan yabancilar ulkelerine iade edilinceye kadar acil yardimlarin yapilmasi, sinirdisi edilirken prosedurlere uyulmasi,

Ayrimcilik Yasagi: kadin ve erkeklerin firsat esitligi ve istihdamda esit muamele gormeleri, sosyal Sartta yer alan butun haklardan herkesin irk, cinsiyet, yaş, renk, dil, din, gorus, ulusal koken, sosyal gecmis, saglik durumu ve ulusal azinlikla orgutlenme farkliliklari gozetilmeksizin yararlanmalarinin guvenceye alinmasi.

Avrupa Sosyal Haklar Komitesi:

Sosyal Sartta yer alan yukumlulukleri devletlerin yasalarla ve pratikte yerine getirip getirmedigini denetler. AK Bakanlar Komitesince 6 yilligina, secilen 12 bagimsiz uyesi vardir. Denetim iki sekilde saglanir:

  1. Devletlerin her sene Sart’i nasil uyguladiklarini gosteren bir rapor sunmalari gerekir Komteye. Komite de Sarta ne kadar uyuldugunu inceler ve ‘sonuclar’ dedigimiz raporlar seklinde yayinlar. Devletin yukumlulugunu yerine getirmedigine iliskin bir rapora karsi sozkonusu devlet harekete gecmezse, Bakanlar Komitesi bu konuda bir tavsiye karari cikarir. Bu oneri Sart’a taraf olan devletlerin temsilcilerinden olusan ve Avrupa isveren kuruluslari ve Isci Sendikalari Konfederasyonlari gibi kurumlarin gozlemcilerinin de nulundugu bir kurul tarafindan hazirlanir.
  2. Toplu basvuru Mekanizmasi: Bu mekanizma taniyan devletlere karsi kullanilan bir yoldur. Avrupa Isci sendikalari Konfederasyonu (ETUC), Avrupa Sanayici Isadamlari konfederasyonu (UNICE) ve Uluslararasi Isverenler Orgutu (IOE), AK’de danismanlik statusu olan ve hukumetler komitesince onerilen sivil toplum orgutleri, ve sozkonusu ulkedeki isveren orgutleri ve sendikalarinin ve devlet kabul etmisse o ulkedeki ulusal sivil toplum orgutlerinin yer aldigi bir komite olusturulur. Bu komite basvurulari alir ve kabul edilirlik karari varir. Kendisine karsi basvuru yapilan devlet ve basvurucularin mutalaasi alinir. Komite halka acik bir toplanti yapmaya karar verebilir. Komite taraflara ve Bakanlar Komitesine bir rapor sunar. Bu rapor 4 ay icinde kamuoyuna da duyurulur. Sonucta, Bakanlar Komitesi bir tavsiye karari alir. Gerekli gorulen hallerde devletin Sart’a uymasi icin gerekli tedbirleri almaya cagirir.
İşkence ve İnsanlik Dişi veya Aşağilayici Muamele ve Cezayi Önleme Avrupa Sözleşmesi

AIHS’nin 3. maddesinin guvenceye alinmasi amaci ile kabul edilmistir. Sozlesme, işkence ve insanlik dişi veya aşağilayici muameleye maruz kalabilecek mahkumlar ve gözaltina alinan şahislar için ilave bir koruma sağlar. Bu amaçla kurulan bir komite, kamu makamlari tarafindan şahislari gözaltinda bulundurulduğu hapishane, gençler için islahane, polis karakollari, askeri kişlalar, psikiyatri hasta-neleri gibi yerleri ziyaret etme yetkisine sahiptir. Komite, tutuklulara nasil muamele edildiğini değerlendirmek ve on-larin korumalarini sağlamak amaciyla uygun yollan araştirir.

Komite bu ziyaretlerle durum incelemesi yapar ve degisiklikler onerisinde bulunur. Ziyaretler iki sekilde gerceklestirilir, devletlere periodik olarak yapilan ziyaretler ve acil durumlarda yapilan ziyaretler seklinde gerceklesir. Komite bir ziyaret yapma arzusunu devlee bildirir ama tam olarak ne zaman gelecegini bildirmek zorunda degildir. Devletlerin ziyaretin zamani ve yapilacagi yere iliskin itirazi cok sinirli hallerde dikkate alinir.

Komite ziyaretler sirasinda her yeri inceleyebilir ve gorusmeler yapabilir. Bu ziyarteler sonucunda raporlar hazirlar. Devletler Komitenin raporunun kendi cevaplari ile birlikte kamuoyuna duyurulmasini isteyebilirler. Eger devletler bu isbirligini reddederlerse, Komite istisnai olarak kamuoyuna bir duyuru yapabilir. Komite aktivitelerine iliskin yillik rapor yayinlar, bunlar devletlere rehber olacak tavsiyeler de icerebilir. Kadinlar ve cocuklarin gozalti durumu, karakol ve hapishanelerde gozalti kosullari, cezaevi saglik hizmetleri, gozaltina alinan yabancilar, psikiyatrik kurumlara zorunlu yerlestirmeler konusunda standartlari cizen tavsiyelerde bulunur genellikle.

Ulusal Azinliklari Koruma Çerçeve Sözleşmesi

1998 yilinda yururluge giren sozlesme, ulusal azinliklarin haklarini koruyan ve yasal olarak bağlayiciliği olan çok tarafli ilk belgedir. Sovyetler Birliginin yikilmasindan sonra azinliklara yonelik politikalar kimi yerlerde kiyimlara donusmus ve pekcok anti demokratik uygulama gerceklesmistir. Ulusal azinliklarin korunmasi, demokrasinin surekliligi ve kitada guvenligin saglanmasinin unsurlarindan biri olarak gorulmustur. Sözleşme, ulusal kurumlar ve politikalar yoluyla uygulanir. Sözleşme, imzaci devletlerin saygi göstermeleri gereken prensipleri belirlemektedir. Kanun önünde eşitlik, kültür, dil, din, gelenek ve kimliklerini koruma ve geliştirmek için uygun koşullarin teşvik edilmesi, medyaya ulaşmalarini sağlamak, diğer ülkelerde meşru olarak ikamet edenlerle sinir ötesi serbest ve barişçi temasin kurulmasi alinan prensipler arasindadir.

Sözleşme’nin denetim mekanizmasi ise; uzmanlardan oluşan bir danişma komitesi ile desteklenen Bakanlar Komitesi, sözleşmenin uygulanmasini değerlendirme yetkisine sahiptir

Sozlesme hukuk standartlarini hayata gecirecek bir programi olusturan prensipler seklinde belirler. Sozlesme hukumleri butun devletlerde dogrudan uygulanir nitelikte degildir. Her devletin kendi ulkesindeki azinliklarin durumuna ve kendi kosullarina gore bu hukumlere uymasi beklenir. Sozlesme, hukuksal ve politik nedenlerle ulusal azinliklarin tanimini yapmaz. Ancak ulusal azinliklarin belirlenmesinde din, dil, gelenekler ve kulturel miras gibi bir takim kriterlerin dikkate alinmasini onerir.

Sozlesme her seyden once kanun onunde esitligi guvenceye alir. Gerekli hallerede pozitif ayrimciligin yapilmasi ise esitlik ilkesini zedelemez. Azinlik ve cogunluk arasinda gercek ve etkin bir esitligin saglanmasi icin bazi hallerde azinliklara ayricaliklar, ek haklar taninabilir. Bu haklar azinliklarin kimliklerini ve fiziki varliklarini korumak icin taninabilir. Sozlesme azinliklardan da sosyal butunlesme arzusunda olmalarini bekler. Yine sozlesmeye gore devletler genel bir entegrasyon saglamak icin tedbirler alabilir.

Sozlesmede guvenceye alinan temel prensipler:

Taahhutlere Uyumun Gozlenmesi

Devletlerin sozlesme ile bulunduklari taahhude uyup uymadiklarini denetlemek Bakanlar Komitesinin gorevidir. Devletlerin sozlesmeye uymak icin aldiklari tedbirleri iceren raporlar sunmalari gerekir. Uzmanlardan olusan bir kurulun gorusunu alarak devletlerin sundugu raporu degerlendirir ve sonuc raporu yayinlar, gerekli hallerde devlete tavsiyelerde bulunur.

AVRUPA KONSEYININ SOZLESMELERDE YER ALMAYAN INSAN HAKLARI AKTIVITELERI

Ayrimcilik Yasagi ve Esitlik

AK'nin bu alandaki calismalari bir kac sekilde gerceklesir:

Irkçilik ve Hoşgörüsüzlüğe Karşi Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi’ne üye bütün ülkelerde irkçilik, ayrimcilik, Yahudi düşmanliği ve hoşgörüsüzlükle mücadele etmeye öncülük etmekte ve bunlara karşi yasal ve siyasal korumayi güçlendirmek için çalişmaktadir. Bu çerçevede mevcut ulusal ve uluslararasi önlemlerin etkinliğini değerlendirmekte ve bunlarin güçlendirilmesi için öneriler sunmaktadir.

Avrupa Irkciliga Karsi Komisyon 1994 yilinda kuruldu. Komisyon, devletler tarafindan onerilen bagimsiz hukukcu, politikaci, akademisyen, arastirmaci gibi uzmanlardan olusur. Komisyon irkciliga karsi hukuk ve politikalarin guclendirilmesi icin calisir. Ulusal ve uluslararasi hukukta yer alan tedbirlerin yeterliligini inceler, bu tedbirlerin ulusal, uluslararasi alanda ve Avrupada etkin olarak uygulanmalari icin onerilerde bulunur. Komisyonun calismalari uc sekilde gerceklesir:

Ulkeden Ulkeye Yaklasimi: Uye ulkelerin her birini inceler ve spesifik, net onerilerde bulunur,

Genel Temalar Konusunda Calismalar: Genel politika onerilerine bulunmak, olumlu uygulamalari tanitmak, AIHS'ne ek 12 nolu protokolun uygulanmasini saglamak, internet uzerinde irkcilikla mucadele etmek,

Kamuoyuna Yonelik Calismalar: Uye ulkelerde kamuda duyarlilik yaratmak, ulusal ve yerel STKlarla koordinasyona gecmek, bu konuda egitim materyalleri olusturmak.

Kadin-Erkek Esitligi

Hukukun ustunlugu ve insan haklarinin guvenceye alindigi bir sistemin vazgecilmez unsuru olarak gorulur kadin-erkek esitligi. Kadin erkek esitligini inceleyen bir Komite, AK'nin bu konudaki aktivitelerini belirleyip uygular. Bakanliklar duzeyinde konferanslar, seminerler duzenler ve esitlik konusundaki calismalarini yayimlar. Toplumsal yasamin her alaninda kadin ve erkeklerin esit katilimlarini saglamanin yanisira, daha spesifik aktiviteler de gerceklestirir, ornegin kadinlara yonelik siddetin onlenmesi, cinsel istismar amaciyla insan kacakciliginin onlenmesi, tum politika ve programlara esitlik ilkesinin hakim kilinmasi, tum karar verme sureclerine kadinlarin katiliminin saglanmasi, esitligin saglanmasi icin pozitif aktivitelerin gerceklestirilmesi.

Kadin-Erkek eşitliğini güçlendirmek, insan haklarinin temi-natinin ayrilmaz bir parçasidir. Avrupa Konseyi cinsel sömürü amaci ile yapilan kadin kaçirma olaylarina son vermek, kadina yönelik şiddeti ortadan kaldirmak, siyaset ve toplumsal hayatin her alaninda cinsel eşitliği sağlamak amaciyla çeşitli girişimlerde bulunmaktadir.

Medya ve Demokrasi

İfade özgürlüğü, demokratik toplumun temel taşidir. AİHS‘nin belirlediği temel hak ve özgürlüklere yasal koruma sağlamanin yaninda Avrupa Konseyi’nin medya ile ilgili çalişmalari, ifade ve enformasyon özgürlüğünü genişletmek ve bu özgürlüklerden yararlanmak için yasal uyum ve siyasi araçlari geliştirme amacina yöneliktir. Medya ve kamu çalişanlari için enformasyon ve eğitim faaliyetlerini sağlamak bu çalişmanin bir parçasidir.

1982 tarihli Ifade ve Bilgi Hurriyeti Bildirgesi, uye ulkelerin AIHS'nin 8. maddesine uymalarini saglayacak prensipler icerir. Bu bilgi edinme ve bilgileri yayma ozgurlugunu icerir. AIHS'nin 8 maddesi ozel yasamin gizliligini guvenceye alir ve bu iki prensip ulusal yasalarda dengelenmelidir.

1993te yuruluge giren Avrupa Sinirotesi Televizyon Sozlesmesi, yasal duzenlemelere uyulmasi halinde, ulusal sinirlar disina yayin yapma ve disardan yapilan yayinlari alma hakki verir.

Medya konusunda yapilan bazi calismalar ve projeler neticesinde uye devletlerin hukumetlerine onerilerde bulunur. Ayni zamanda medyaya kendi rollerinin ve kamuoyundaki etkilerinin hatirlatilmasi, ve daha fazla sorumluluk almalari icin tesvik edici calismalar yurutur.

Medya ve azinliklar, medya ve yerel otoriteler arasindaki iliski, gazetecilerin ozgurlugu, irkcilik, secimler ve medya arasindaki iliskiler gibi konularda calismalar yurutulur, ozellikle yeni uye olan ulkelerde. Mesela AK'nin medya sayfasina girerseniz bu konuda pek cok calismanin duyurusunu gorebilirsiniz.

Isbirligi ve Insan Haklari Konusunda Duyarlilik

Insan haklari konusunda uye ulkeler, STKlar ve mesleki orgutlerle isbirligi icindedir AK.

Ulusal Hukuk ve Insan Haklari Standartlari

Uye ulkelerin AIHS ve diger AK mekanizmalarina yasal olarak ve uygulamada ne kadar uyduklarini konusunda calismalar yapar. Amac insan haklari ihlallerini basindan onlemek uzere uye devletlerde degisiklikler yapilmasi konusunda calismalar yapmaktir, AIHM'ne basvuru nedenini ortadan kaldirmaktir.

Insan Haklari Egitimi

Son yillarda hakimler' savcilar, avukatlar ve polise yonelik egitim programlari yurutulmustur. Bu programlar AIHS'nin uygulanmasini saglamak amaciyla gerceklestirilmislerdir.

Yargisal Olmayan Koruma Mekanizmalari

Insan Haklari Konusunda Duyarlilik

Egitim materyalleri, dokumantasyin ve bilgi saglama, kampanyalari destekleme gibi yollarla, insan haklari konusunda kamuoyu yaratilmasi icin calismalar yapar.

Polis ve Insan Haklari

Kanun uygulayicilar hedef gruplardan biri olmustur AK'nin gundeminde. Uye devletlerde isbirliginde bulunularak insan haklari egitimi gibi programlarla, bu konuda calismalar yapilmistir.

Olum Cezasi

AK'nin asli hedeflerinden biri butun uye ulkelerde olum cezasinin kaldirilmasidir. Bu amacla ic hukukta olum cezasinin kaldirilmasi, AIHS'ne ek 6 nolu protokolun onaylanmasi, olum cezasi konusunda bilinclerin degistirilmesi, insan haklarin uygun ve olum cezasina alternatif ceza yontemlerinin benimsenmesinin saglanmasi gibi konularda calismalar yurutmustur. Bu calismalar sonucunda olum cezasini her kosulda sinirlayan AIHS'ne ek 13 nolu protokol yururluge girdi ve imzaya acildi.

İnsan Haklari Komiseri

İnsan Haklari Komiseri ofisi 1999‘da kurulmuştur. Komiser, üye ülkelerde insan haklari eğitimi ve bilincini artirmakla yükümlüdür. Bunun yaninda, AİHS ve Konsey’in tavsiyeleri ile Bakanlar Komitesi’nin kararlarina üye ülkelerin tam ve etkili bir şekilde saygi göstermelerini sağlamakla da yükümlüdür. Komiserin yasal bir yaptirim gücü bulunmamaktadir. Ancak insan haklarini korumak ve bu alanda ihlalleri engellemek için devletlere enformasyon sağlar ve gerektiğinde tavsiyelerde bulunabilir.

 

Notlar:

1 Bu belgedeki bilgilerin bir kısmı Avrupa Konseyi'nin internet sitesinden alınmıştır: www.avrupakonseyi.org.tr

Linkler:

Avrupa Konseyi Genel Web Sitesi
http://www.coe.int
Avrupa Insan Haklari Mahkemesi
http://www.echr.coe.int
Avrupa Konseyi Insan Haklari Web Sayfasi
http://www.dhdirhr.coe.int
Avrupa Irkcilik ve Hosgorusuzlukle Mucadele Komisyonu
http://www.ecri.coe.int
Avrupa Iskenceyi Onleme Komitesi
http://www.cpt.coe.int
Avrupa Konseyi Andlaşmalari
http://www.avrupakonseyi.org.tr
Sozlesmelere ve Sozlesmelerin Hangi Devletlerce Imzalandiğina Iliskin Web Sitesi
http://conventions.coe.int
Sivil Toplum Orgutleri
http://www.ngo.coe.int
Bilgi Universitesi İnsan Haklari Hukuku Uygulama ve Arastirma Merkezi
http://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr (Bu sitede Turkiye’nin taraf oldugu Avrupa Konseyi Sozlesmeleri, Avrupa Insan Haklari Mahkemesinin Turkiye ile ilgili aldigi kararlar, Avrupa Konseyi Komitelerinin Turkiye ile ilgili raporlarina ve bu raporlara devler vermis oldugu cevaplara ulasabilirsiniz.)