insanca yaşam projesi

KADIKÖY BELEDİYESİ - AB İNSANCA YAŞAM PROJESİ DEĞERLENDİRMESİ

Kadıköy Belediyesi tarafından 2002 Yılından bu yana sürdürülmekte olan “Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Toplumsal İşbirliği Projesi-İnsanca Yaşam Proje”si Avrupa Komisyonu İnsan Hakları Girişimi tarafından onaylandıktan sonra 30 ay süre ile devam etmiştir. Proje eğitim ağırlıklı bir projedir. İnsan hakları konusunda bilinç ve duyarlılık geliştirme konusunda bir proje hazırlama fikri tesadüf olmamıştır. 1994 yılından bu yana Kadıköy Belediyesinin önemli katkıları ve gönüllülerin el ele vermesi ile faaliyet gösteren Aile Danışma Merkezlerine başvuran ve orada çalışmalar yürütenlerin deneyimlerinden ortaya çıkmıştır.

Projenin temel amacı :“Türk toplumunda projenin hedef kitlesi olarak kabul edilen işsiz ve eğitimsiz kadınların, engellilerin ve cinsel tercihlerinden dolayı ayrımcılığa uğrayan grupların insan hakları konusunda eğitilmesi ve toplumun çeşitli kesimlerinde, özellikle yerel yönetimlerde demokrasinin ve insan haklarının geliştirilmesi için gerekli duyarlılığın yaratılması olarak tanımlanmıştır.

Projeye başlandığından bu güne kadar bu amaca uygun faaliyetler çok çeşitlendirilmiş olarak ve başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Öncelikle sivil toplum kuruluşlarında, insan hakları ihlalleri ve değişik toplumsal ayrımcılık konularında çalışan kişilerin yoğun şekilde eğitilmelerinin sağlanması, daha sonra vatandaşların ve bu konularda öncülük yapabilecek meslek gruplarının eğitilmesi ve son olarak da yerel politikaları belirleyen kadroların ortak çalışma alışkanlığının geliştirilmesi ve konuya ilişkin bilinç düzeylerinin artırılarak toplumun refah düzeyinin yükseltilmesi adına yapılan 3 aşamalı eğitim çalışlmaları son derece başlarılıdır. Bu eğitimleri verenlerle yaptığımız görüşmelerde, eğitimcilerin konularının uzmanı ve yetkin kişiler olduğunu, yaptıkları eğitime son derecede inandıklarını ve eğitimlerin çok profesyonelce yapıldığı kanaatine vardık.

Bu eğitimlerden yararlanan meslek grupları, STK uzmanları, mağdurlar (işsiz ve eğitimsiz kadınlar ve anneler, özürlüler ve cinsel ayrımcılığa uğrayanlar) ve diğer vatandaşlar ile yaptığımız görüşmelerde ise ilk defa böyle bir eğitim aldıklarını, hem genel hem de kendilerini ilgilendiren insan hakları konusunda çok fazla yeni bilgi edindiklerini, haklarının ne olduğunu ve nasıl koruyacaklarını öğrendiklerini, diğer mağdur gruplara da duyarlı olmayı öğrendiklerini ifade edip, genelde eğitimleri çok yararlı bulduklarını ve devam etmesini istediklerini söylemişlerdir.

Projenin en önemli ayağı olan eğitimlerin evrensel ilkeler olan katılımcılık, yönetim, insan hakları ve ihlalleri konularında duyarlılık geliştirme, bilinç yükseltme, yerel politikaları belirleyenlerin vatandaşlar ile ortak çalışma alışkanlıklarını geliştirme, meslek gruplarındaki eğitimlerle bilgi ve bilinç düzeyini ve dolayısıyla refah düzeyini artırma gibi, ilkeleri başarı ile uyguladığı ve amacına ulaştığı görülmüştür.

Ayrıca, edinilen izlenim projedeki eğitim faaliyetlerinden elde edilen başarılı sonuçların proje bittikten sonra da somut projelerde devam etmesi için tedbirler alınmış ve 4 adet pilot proje yapılmıştır. Bunlar kadın kooperatifi, çocuk evi, engelliler bilgi ve danışma merkezi ve AIDS hastaları için rehabilitasyon merkezidir. Bu pilot projeler esas proje sonuçları üzerinden yeni başlatılmış olup hedef gruplara yönelik somut çalışmalar içindedirler. Bu projeler de ana projenin sürdürülebilirlik ilkesine uygunluğunu sağlayacaktır.

Projede eğitimlerin yanısıra başından bu yana her sayısı 4500 adet olarak çıkarılan “İnsanca Yaşam” dergisi profesyonellerce hazırlanmış ve broşürler ile beraber proje ile doğrudan ilgisi olmayan, eğitimlere katılamayan daha geniş halk kitlelerine dağıtımı sağlanmıştır. Bu dergi ve broşürler, radyo programları ve halk konferansları projenin ana amacı olan insan hakları konusunda toplumsal kesimleri bilgi ve bilinçlendirmede önemli rol oynamıştır.

Bu projeyi değerlendiren kişi olarak projenin tamamlanması ile birlikte amaçlarına ulaştığını, sadece Türkiye´de değil yurt dışında da örnek bir çalışma olarak sunulabileceğini , yerel yönetim, STK gönüllüleri, meslek grupları, mağdurlar ve vatandaşlar arasında uzun vadeli işbirliğinin kurulması için çok yararlı çıktıları olduğunu düşünüyorum.

Doç. Dr. Sibel Kalaycıoğlu -ODTÜ Sosyoloji Bölümü Bşk.